Bir IELTS Deneyimi

Merhaba arkadaşlar,

Bu hafta sonu İzmir’de IELTS sınavına girdim. Tam açılımı International English Language Testing System. Yani uluslararası İngilizce dili test sistemi. Daha önceki yazımda söylediğim gibi Master Başvurusunda bulundum ve gerekli dökümanlardan birisi de IELTS ya da TOELF’dan alınmış İngilizce dili yeterlilik belgesi. Okulun benden istediği puan 6. Sınav sonucu ne gelir bilinmez fakat kesin olan bir şey var ki, deneyim elde edildi. Tabi ki bu da paylaşılmalı.

Sınav Gününe Kadar…

Öncelikle sınava girme gereksinimim aniden oluştuğu için olayın idrakına geç vardım zaten. Hemen Denizli’de bir kursa yazıldım ve çalışamaya başladım. 1,5 ay sürecek bir çalışma olacaktı. En korktuğum ve yapamayacağıma inandığım alan Reading kısmıydı. İlk onunla eğitime başladım. Kendimden beklediğim gibi çok da güzel bir performans sergileyemedim en başında. Fakat alıştırma sayısı arttıkça daha iyi olmaya başladım. Hiç parçayı okumadan olayı çözebilme yetkinliği oluşmaya başlamıştı. Bu gerçekten de beni ümitlendirdi.

Sonra hemen Listening kısmına geçtik. Bu kısımda nelerin olacağına dair az çok bilgim vardı ve yapabileceğime inanıyordum lakin pek de umduğum gibi olmadı olay. 40 soruda 29-30 doğru yapmam lazımken, 25 doğruyu zor görüyordum. Alıştırma yaptım fakat olay bir noktadan sonra duyabilmekten çıktı. Artık duyduğun, hatta ilk defa duyduğun o kelimeyi yazman gerekiyordu ve ben bu konuda da kötüyümdür.

Üçüncü olarak Writing kısmına geldik. Açıkçası kendime en güvendiğim yerlerden birisiydi. Hazırlık yıllarından sonra hiç uğraşmayınca eskimişim. Başlarda bocaladım fakat sonrasında güzel bir toparlama ile gerekli seviyeye gelebildim. Unutmadan şunu da söylemek isterim ki, Writing kısmında puan verme konusunda biraz cimri davranıyorlar. Örnek yazılara bakıyordum, kelime içeriği, dil bilgisi kuralları ve konu bakımından mükemmel olan, benim asla ulaşamayacağım kalitede yazılar 7 puan alıyorlardı maksimum.

Son kısımda Speaking biraz gergin olur diye düşündüm ve öyle oldu. Üç ana bölümden oluşan konuşma sınavında elimize bir kağıt verip, al bakalım bu konudan konuş dedikleri bir kısım var. 2 dakika boyunca tek başınıza, karşıdan herhangi bir tepki gelmeden konuşuyorsunuz ve sonrasında o sizi üçüncü bölüme götürecek geçiş sorusunu soruyor. İşte o zaman tutma olayı beni biraz gerdi.

Her şeye rağmen iyisiyle kötüsüyle hazırlandım ve İzmir’e gittim.

Sınav…

Sınava Yaşar Üniversitesi’nde girdik. Yanılmıyorsam 35 kişi filandık. Gözetmen olarak 4 kişi vardı. Eşyalarımız için bir sınıfı vestiyer olarak kullanmaları güzeldi. Öyle aşırı sert olacağız gibisinden bir ortam yoktu yani. Hatta dilerseniz sınav süresi içinde tuvalete bile gidebiliyorsunuz; kendi sınav sürenizden yemek şartıyla.

Dinleme safhasıyla başladık. Ses kontrolü yapıldı. Bütün açıklamalar İngilizce olarak okundu. Kağıtlar dağıtıldı, kontroller yapıldı derken sınav başladı. Dinleme kısmında 30 dakika parça dinlemesi ve 40 soru var. 10 dakika da cevap kağıdına geçirme süresi. Bu süre içinde yine cevaplarınızda değişiklik yapabiliyorsunuz ki yaptım. Soruların bir kısmı harfleri eşleştirme, bir kısmı da direk kelimeyi yazma şeklinde geliyor. Beklediğimden biraz kolay gibiydi fakat sonuç ne olur bilmem.

Reading kısmına geçtiğimizde olay biraz tersleşti. Moral bozukluğu, bakıp görememe, son anlar derken bir baktım 10 soru filan sallamışım. Yani bu kısım pek de olmadı.

Writing kısmı da tatlı sertti. Bu kısım iki parçaya ayrılıyor. Birinde şema, grafik, tablo, süreç gösterip anlat deniliyor. Diğerinde bildiğimiz essay yaz deniliyor. İlkindeki süreç mantığının anlatımı kolaydır fakat kelime sınırına (150) takılma ihtimali yüksektir. Ki zorladı. İkinci kısımında konusu biraz absürttü, argüman bulmakta zorlandım.

Konuşma en merak edileni. Sınav öncesinde aradım ve özel istek ile sınav gününe istediğimi belirttim. 18:40’da randevu verdiler. 15 dakika sürüyordu. Ama girdim ve çıktım. Zor değildi. 40-50 yaşlarında bir İngiliz teyze gelmiş ki hep öyle geliyormuş. Biraz serti denk geldi bana. Yardım filan etmedi. Hep standart, rahatsız edici bir gülümsemesi vardı. Ama yine de fazla germedi.

Yani…

Sonuçları 13 gün sonra açıklayacaklar. Merakla beklesem de olmayacağını hisseder gibiyim. En büyük handikapım kelime bilmemek arkadaşlar. Bütün kısımlardaki hatalarımın başlıca problemi kelime haznesi eksikliği ve onu gidermek de zamanla olacak iş. İngilizce hayatınızda ise mutlaka kelime öğrenin. Sınava gireceğiniz zaman sınav mantığını öğrenmek kolay oluyor fakat kelime haznenizi genişletmek çok da kolay olamıyor maalesef.

Özetlemek gerekirse İngilizce önemli şey. Sınav ile ilgili bir sorunuz varsa da yorum ile ya da İletişim kısmına bırakacağınız yazı ile sorabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya çalışırım. Unutmadan da söyleyeyim, sınav ücreti 500₺; tek seferde geçmek isteyebilirsiniz sizde.

Keyifli yaşamlar,

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*