Yurt Dışına Master Başvurusu

Merhabalar,

Son günlerde aniden aldığım bir karar ile kendimi master arayışlarında buldum. Son sınıfında olduğum Endüstri Mühendisliğinin bitmesine sayılı vakitler kaldı. İki ay kadar önce sorsaydınız yüksek lisans hayatımda istediğim en son şey bile değildi. Fakat hayat değişik bir olgu ve sizin için planlarının ne olduğunu anlamak zor. Kısacası lafımı yedim ve bir yüksek lisans programına başvurdum.

Başvurumu bir hafta kadar önce yaptım. Almanya’daki bir üniversiteye başvurdum. Belki kabul edilebilirim, belki edilemem ancak kesin bir şey var ki, başvuru sürecinde birçok tecrübe edindim ve bu tecrübeleri de paylaşmak istedim.

Master’a Karar Verme Aşaması

Yola ilk çıkış noktam aslında kurslar üzerinden oldu. Dediğim gibi sınav sistemi olan bir programda devam etmek istemiyordum. Ancak siz de bakarsanız göreceksiniz ki sertifikalı kurs programları oldukça maliyetli olabiliyor. Bu da beni başka arayışlara yönlendirdi ve bir bilene danıştım.

Bu arada başvuruyu yaptığım bölüm “Architectural Lighting Desgin” olarak geçiyor. Yani Mimari Aydınlatma Tasarımı. Mesleği sonra anlatırım, burada önemli olan oldukça spesifik bir bölüm olduğu.

Bazı bağlantıları kullanarak İspanya’da bir kişiye mail attım. Hedeflerimden bahsettim ve nasıl bir yol izlemeliyim diye sordum.  Beklemediğim kadar hızlı bir şekilde cevap verdi ve bana 4 farklı ülkede, 4 farklı okul önerdi. Hepsi de bu işin yüksek lisans düzeyinde eğitimini veren kurumlardı. Bana önce master yapmamı, sonrasında da sağlam bir yerde staj yapmamı önerdi. Tabi ki şunu da söylemeliyim ki bu gelen cevaptan önce onlarca cevapsız mailim vardı, çeşitli kişilere.

Okula Karar Vermek

Gelen okulları teker teker araştırdım. Eğitim süreleri, kadroları, başarıları, öğrencileri ve aklınıza gelebilecek birçok şey. Araştırma sonunda elimde bir excel sayfası vardı ve bu sayfa bana hangi ülkedeki eğitimin bana ne kadara mal olacağını söylüyordu. İstek sırasına göre İsveç’e (Önerilen okulların ülkesi Almanya, Amerika, İsveç ve Danimarka’ydı) gitmek istedim ilk başta. Ancak soğukluk, uzaklık ve özellikle ülkenin Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerdeki öğrencilere uyguladığı harç sistemi beni benden aldı. Yaklaşık olarak 90 bin TL kadar sadece harç gerekiyordu ve aylık 3000 Euro ile kıt kanaat geçinebiliyordum. Stockholm’da okumak pahalıydı anlayacağınız.

Bence sonraki en iyi ihtimalime yöneldim; Almanya. Açıkçası ayrıntılı incelemeden sonra Almanya’ya İsveç’ten daha sıcak bakmaya başladım. Bunda Almanya’da bütün dünya öğrencilerine ücretsiz eğitim verilmesinin de payı vardır elbet. Maliyet analizine göre de zaten Almanya’nın toplam maliyeti İsveç’in toplam maliyetinden azdı ki Almanya’da program iki yıl, İsveç’te ise bir yıl sürmekte.

Bu incelemeleri yaparken bana yardımcı olan iki büyük site var. Birisi Almanya’daki okulların ortak ağı, diğeri de İsveç’teki okulların ortak ağı. Sizler de inceleme yapmak için bu platformları kullanabilirsiniz. Anladığım kadarıyla hemen hemen her ülkenin böyle bir platformu var ve okulun çevresinde yarı zamanlı iş bulmaktan, yurttaki konaklama imkanlarına kadar her bir şeyi anlatıyorlar. Özellikle de burs konusunda rehberlik ediyorlar.

Başvuru Zamanı ve Şartları

Ben bu işleri yaparken Mart 2016 başında filandık. Okulun sitesinde yazdığı kadarıyla da son başvuru tarihi 1 Mayıstı. Fakat farklı yerlerde 1 Nisan diye de geçiyordu. Başvuruda diploma, İngilizce yeterlilik belgesi de isteniyordu ve ben henüz mezun değilim. Ayrıca İngilizce yeterlilik belgem filan da yok. Önümde en iyi ihtimalle iki ay vardı ancak bu süre içerisinde ne diplomayı ne de yeterlilik belgesini alabilirdim. Ben de mail attım.

İlk iki denemem başarısız oldu fakat üçüncü mailime cevap geldi. Gelen cevaba göre güncel transkript şimdilik yeterli olacaktı fakat son başvuru tarihi de 1 Nisandı. Yine mail attım ve bu tarihe kadar İngilizce belgesini yetiştiremem dedim. Tamam sonra gönder, diğer belgeleri de önden gönder dediler. Hocalarımın çoğuna göre böyle bir ihtimal yoktu. Hele ki Alman disiplini gibi bir kavramın olduğu dünyada Almanya’dan bu tutum benim için kaçırılmaz fırsattı.

Bende kaçırmak niyetinde değildim. Bütün şartlarımı zorlayarak belgeleri hazırlamaya başladım.

Başvuru Belgeleri

CV hazırladım ilk olarak. İçerisine hemen hemen her şeyi yazdım. Okulda katıldığım kulübü de, ders için yaptığım projeyi de. Bu konuda elinizden geldiğince cömert davranmanızı tavsiye ederim, her şeyi yazın. Ancak sonrasında bir bilene gösterin o sadece kırpsın. Eklemektense kırpmak her zaman daha kolaydır, unutmayın.

Ardından motivasyon mektubuna başladım. Bu belgeler arasında en önemli olanı motivasyon mektubudur. Motivation Letter diye geçer. Temelde Cover Letter ile aynı konseptedir ancan biraz incelerseniz göreceksiniz ki motivasyon mektubu daha uzundur. Yazmadan önce birkaç tane örnek okudum. İnternette neredeyse her konu için yazılmış motivasyon mektubu bulabilirsiniz. En basitinden, onları kalıp olarak dahi kullanabilirsiniz. Bende okuduklarımdan beğendiğim cümleleri not aldım. Öncelikle her şeyi kafamda planladım ve yazmaya başladım. Türkçe olarak da bazı yerleri yazdım sonra çevirdim. Ancak çeviride şunu unutmayın ki İngilizce ile Türkçe cümle yapısı olarak farklı olduğundan birebir çeviri yapmayız. Onların deyimleriyle, kalıplarıyla konuşmalıyız. Bu yüzden bu tip bilgileri içeren birkaç site buldum ve konumla alakalı olanları not aldım. Paragraflara yerleştirdim ve bitirdim. Bittikten sonra İngilizce hocam ile dil bilgisi kontrolü yaptık. Fazlasıyla hatam vardı. Düzelttim. Böyle üç tur farklı kişiler ile kontrolümü sağladım. Sonunda gerçekten okurken hem güldüren hem beni anlatan hem de beni öven bir motivasyon mektubu yazmayı başardım.

Sonrasında da portfolyo diye geçen, içerisinde görsel açıdan yaptığım projeleri gösterdiğim bir dizi kağıdı hazırladım. Bu benim en zayıf olduğum konu oldu çünkü mesleki bir geçmişim yok ve lisanstan mimarlık çıkışlı değilim. Yine de elimden geldiğince yazdım, gösterdim bir şeyler. Biliyorum ki en büyük zayıflığım burası olacak.

Bütün belgeler İngilizce ya da Almanca olmalıydı doğal olarak. Lise diplomam Türkçe olduğundan onu çevirmem gerekiyordu. Önce Yeminli Tercümana çevirttim, ardından Noterde onaylattım ve Valilik’ten belgeleri uluslararası geçerli kıldım. Bu çeviri sürecini ihtiyaç olabilir diye not etmek isteyebilirsiniz. Üç aşamalı sürece karşı taraf sizden Official çeviri isterse girişiyorsunuz. Yoksa sadece tercüman ya da sizin çeviriniz yeterli olabiliyor.

Ön yazılar, ara yazılar derken başvuru belgeleri tamamdı. Bütün kargo şirketleriyle önceden konuşup ulaştırma süresi ve ücret araştırması yapmıştım. Uygun olanı ile gönderdim.

IELTS Süreci

Bu süre içinde İngilizce kursuna başladım. İngilizce yeterliliğini ispat etmek için IELTS sınavına gireceğim. Onu da farklı bir yazımda anlatırım. Ancak sizlere bir tavsiye olarak şunu söylemek isterim ki varsa imkanınız ve bilginiz hemen bir belge ile ispatlayın, kenarda dursun. İki ay öncesinde benim ihtiyacım yoktu ancak şuan en büyük hedeflerimden birisi haline geldi. İngilizce bilmek, sınavda başarılı olmayı da getirmiyor. Yıllardır Türk Dili ve Edebiyatı dersi gören öğrencileriz hepimiz. Ancak yine de büyük ünlü uyumu, ses benzeşmesi deyince kala kalıyoruz. Ama Türkçe’yi biliyoruz. Kısacası dil sınavı farklı bir şey, henüz anlamasam da. O yüzden henüz bilgileriniz tazeyse alın. Bazı okullar beş yıla kadar önceki sınavları dahi kabul edebiliyor.

Sonuç olarak şuan başvurumun sonucunu gönderdim, bekliyorum. Olmaz demeyin, sorun, sorgulayın ve araştırın. Daha deneyimli insanların kabul edilmez dediği şeylere evet dediler. Bir hedefiniz varsa, bu hedefe giden yolda tecrübeli insanlara soru sormaktan çekinmeyin; en fazla cevaplanmamış beş on mailiniz olur. Ancak birisi dahi cevaplanır ise sizin dünyanız değişebilir.

Keyifli yaşamlar,

 

1 geri izleme / bildirim

  1. Linkedin ile Kariyer Planlaması – Salih Burak Kuş

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*