Yazıda Planlama – 2

Bir önceki yazımda sizlere yazıda planlamayı anlatmaya çalıştım. Neden önemli olduğunu ve kaba haliyle hangi aşamalardan oluştuğunu açıkladım. Sizlere aşağıdaki 9 ana başlığı sundum. Bu başlıklardan ilk ikisini önceki yazımda açıklamıştım. Şimdi ise madde madde bu basamaları çıkmaya devam edeceğiz.

  1. Tema
  2. Olay Örgüsü
  3. Karakter Geliştirme
  4. Diyalog
  5. Zaman Yönetimi
  6. Aşamalar
  7. Romanın Bitirilmesi
  8. Hataları Gözden Geçirme
  9. Tekrar Gözden Geçirmek

3. Karakter Geliştirme

Önceki yazımda da belirttiğim gibi hangi tür bir yazar olduğunuza göre değişmekle beraber bu basamak sizin temel taşınız olabilir. Temel taşınız olması demek, bu dokuz basamaktan en çok bu basamağı çıkarken zorlanacaksınız demektir. Ancak korkmayın, çünkü temel taşınız ise şayet, benim aksime siz karakterlerle uğraşmayı zaten seviyorsunuz demektir.

      Karakter Nedir?

Kurgumuzda oluşturduğumuz olayları yaşayan varlıklara karakter diyebiliriz. Varlıklar olarak nitelendirdim çünkü farzı misal kudretli ve şanlı bir savaşçının atını da oluşturmamız gerekebilir. Ya da daha çocuk edebiyatı anlamında düşünmemiz gerekirse bir Buz Devri niteliğinde kurgu oluşturuyor olabiliriz. Bu yüzden bunu asla ve asla unutmuyoruz; her şey karakterimiz olabilir. Tek sınır hayal gücümüz.

      Neye Göre Karakter?

Şimdi aslında bu soru da büyük bir öneme sahip; neye göre karakter? Tamam, kurgum için bir karakter oluşturacağım. Ancak olay örgüm için mi bir karakter oluşturuyorum, yoksa karakterim için mi bir olay örgüsü oluşturacağım.
Sizce Tolkien önce Frodo’yu mu oluşturdu, yoksa yüzük yolculuğunu mu? Ya da Dan Brown önce Robert Longdon’ı mı oluşturdu yoksa her kitabında taşıtlarla ilgili bir şaşırtma yapacağını mı?
Belki biliriz, belki bilemeyiz. Ancak onlar kendilerini biliyorlardı. Bu yüzden böylesine güzel eserler ortaya çıkarttılar. O yüzden siz de bilmelisiniz ve gerekliyse karakterinizi özenle oluşturmalısınız. En temel olarak  bilinen şeyleri yapacaksınız;
– Adı, soyadı, lakabı, ünvanı
– Mesleği
– Ailesi, çocukları, karısı, annesi, babası
– Maddi durumu
– Çocukluk hayatı
– Korkuları
– Hobileri
– Başarıları vs. vs.
Ancak bunların üzerine işlemeniz gereken özellikler mevcuttur. Bu da ilk soruya, olay için mi karakter karakter için mi olaya geliyor. Şayet bir olayımız varsa ve bunun için karakter oluşturuyorsak işimiz kolay. Çünkü zor kısmı olayı oluştururken halletmişiz. Ancak öteki durum ise, olay birazcık karışık.
Olay için oluşturduğumuz karakterlerde bazı zamanlar ayrıntılı yazmaya bile gerek kalmaz. İlla ki ana karakterimizi iyice tanımak isteriz ancak zaten olayımız bize karakterimizi tanıtmıştır.
Bir hırsızlık olacak. Büyük bir kumarhane. Oldukça iyi korunuyor. Belalı bir sahibi var. Ancak sahibi zamanında hırsızın annesine tecavüz etmiş ve öldürmüş. Yani hem bir hınç hem bir hırs. O zaman hırsız erkek. Annesiz büyüdü. Hırslı birisi ve paraya düşkün. Ancak iyi korunan bir yeri soyabilmek için de fazlasıyla ince hesapçı. Belki biraz psikopat. Küçükken annesine laf edenlerle kavga etmiş olabilir; bir yara izi.
 
 

Bakın ne kadar da kolayca karakteri oluşturuyoruz. Sorsanız, saçı ne renk, başı nasıl, kaşı nerde bilmem. Neden? Çünkü olayıma göre oluşturdum ve sadece ihtiyacım olacak kadar özelliğini belirledim. Sizler de böyle yapabilirsiniz arkadaşlar. Olayınıza göre gerektiği kadar kurgulayabilirsiniz. Fazlasına ne sizin ihtiyacınız var ne de okuyucunun.

Ancak olayı tersten yapıyorsak en ince ayrıntıları dahi kullanmalıyız. Her türlü açıdan görünüşüne bir altmetin oluşturmalıyız.

Yaklaşık 1.65 boyunda olmasına rağmen beraber büyüdüğü erkekler arasında oldukça kaslı olmasıyla fark oluştururdu. Gözleri her zaman gecede kaybolan gölgeler gibiydi; simsiyah. Kumral uzun saçlarını kalın tırnaklı eliyle dalgalandırdı; bu sabah da hızlıca bir duş almıştı. Derin bir nefes aldı ve tekleyen sol bacağına son bir kuvvet diyerek merdivenlerin son basamaklarını çıkmaya başladı. 



Bir öncekine rağmen bu seferki anlatımda karakterimizi daha net tanıdınız. Aslında fiziksel olarak daha net. Kısmen nasıl göründüğünü biliyoruz. Boyunu, gözlerini, eksikliklerini vs. biliyoruz. Bu bize gözümüzde daha canlı bir şekilde karakteri hayal edebilme yetkinliği veriyor.

Özet olarak arkadaşlar, önemli olan önce neyi oluşturacağınız. Sonrası zaten ona göre gelmektedir. Bu işlemleri yaparken de karakterinizi iyi tanıyın. Oturup sanki onunla muhabbet ediyormuş gibi davranın. Belki havadan sudan konuşun belki de oturup papaz kimde oynayın onunla. Arkadaş, dost, sevgili, kavgalı, düşman olun onunla. Yeter ki onu böylesine bir konuma getirebilecek kadar gözünüzde canlandırabilin.

4. Diyalog

Diyaloglar olay akışının nasıl bir yol izlediğini okuyuca aktarabilmek için gerekli kısımlardır. Sizin kafanızdaki onlarca düşünce, karakterleriniz aracılığıyla okuyuca ulaşır.
Diyalogları iç diyaloglar ve dış diyaloglar olarak iki ana başlıkta inceleyebiliriz.
İç Diyalog; olarak adlandırdığımız kısım karakterlerin iç dünyasını ya da düşüncelerini aktarmaya yarar. Burada psikolojik analizler ya da gizli fikirler için bir ortam oluşturulabilir. Bu sayede okuyucu diğer karakterlerin bilmediği şeyleri bilebilir.
Daha çok ilahi bakış açısı ile yazan yazarlar iç diyalogları kullanır. Çünkü bu yazım tekniğinde önemli olan, esas olan karakterin düşünceleridir. Yukarıdan ilahi bir bakış olduğu için yazar herkesin düşüncelerine hakimdir.
Dış Diyalog; olarak adlandırdığımız kısım da klasik iki tırnak (“…”) içerisinde bulunan ya da konuşma çizgisiyle (-…) başlayan konuşmalardır. Karakterler sesli olarak kendi kendilerine konuşabilir ya da diğer karakterlerle iletişim halinde olabilirler.
Bu konuşmalar kurguda heyecanı canlı tutmak için oldukça kullanışlı olabilirler. Entrika, yalan, aşk, kandırmalar… her şeyi yapabiliriz ki bunların hepsi bizim okuyucuyu kendimize bağlamak için gerekli. Ya da öteki açıdan sizin aklınızdakilerin kağıda dökülebilmesinin en somut ve net şeklidir.
Sonraki adımlara ilerleyen yazılarımda yer vereceğim. Umarım sizlere yardımcı olabilirim.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*